Blog

İstanbul Araba Kiralama ile İstanbul Tarihine Yolculuk Yapın


İstanbul Araba Kiralama ile İstanbul Tarihine Yolculuk Yapın

İstanbul Araba Kiralama ile İstanbul Tarihine Yolculuk Yapın

 

Dünyanın sayılı metropollerinden biri sayılan İstanbul, tarihi boyunca dört farklı imparatorluğa başkentlik yapmıştır. İstanbul farklı kültürleri ve tarihi dokuları bir arada bulundurmasıyla da kozmopolit bir yapıya sahiptir. Tarihi dokuları İstanbul araba kiralama hizmetini kullanarak rahatlıkla gezebilirsiniz.

 

 İstanbul, Avrupa ve Asya’yı birleştiren bir köprü konumundadır. Bu özelliği sayesinde yüzyıllardır birçok ülkenin iştahını kabartmıştır. İstanbul’u ele geçirmek birçok komutanın hayalini süslemiştir. İstanbul Havalimanına indiğinizde İstanbul araba kiralama ile şehrin bütün tarihi ve kültürel dokusunu görme imkanınız bulunuyor.

 

 Medeniyetler Beşiği İstanbul

 

 İstanbul tarihi ana hatlarıyla beş büyük döneme ayrılıyor. Bunlar; Tarih öncesi, Byzantion, Doğu Roma, Osmanlı ve Türkiye dönemleridir.

 

 Tarih Öncesi Dönemi (MÖ 3000-MÖ 667); İstanbul’un Küçükçekmece Gölü yanında Yarımburgaz Mağarası bulunuyor. Arkeologların kazı çalışmaları sonucunda insan kültürüne ait ilk izlere rastlanmıştır. Gölün çevresinde Cilalı Taş Devri ve Bakır Çağı insanların yaşadığı tahmin ediliyor.

 

 İlk belirgin yerleşim sahipleri olarak Megaralılar’ın insanı olarak kabul ediliyor. Megaralılar, bugünkü Kadıköy'e yerleşerek, buraya "Khalkedon" adını verdiler. Kadıköy'e bağlı Fikirtepe'de o döneme ait çeşitli buluntular ortaya çıkmıştır.

 

 Neolitik Dönemi yansıtan tarihi bulgular İstanbul Arkeoloji müzesinde sergileniyor. Günümüze kadar gelen çanak ve çömlekler sergileniyor. İstanbul’un trafiğinde kaybolmadan ve keşmekeşini çekmeden İstanbul araba kiralama ile İstanbul’un tarihine doğru bir yolculuk yapabilirsiniz.

 

 Byzantion Dönemi (MÖ 667-MS 332); İstanbul, bu dönemde Byzantion olarak anılan antik bir Yunan şehir devleti olarak kuruluyor. Günümüzdeki Topkapı Sarayı, Sarayburnu ve Cankurtaran üçgeni arasında kurulmuş. Zamanla gelişen Byzantion, diğer milletlerin sürekli işgaline uğruyor.

 

 

 Doğu Roma Dönemi (MÖ 196-MS 330); İstanbul, MÖ 196’da Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilmiştir. Şehir; Roma İmparatoru Vespasian tarafından, 1. yüzyılda imparatorluğa sağlam bir şekilde bağlı kalması için Latinleştirilir. Latinleştirme politikası hızla sürer ve şehrin adı Byzantium olur.

 

 Roma İmparatoru Septimius Severus 3. yüzyılda şehri oğlu Antonius'a vermiştir. Antonius, Doğu Roma İmparatorluğu’nu kurana kadar şehir Byzantium adını sürdürmüştür. Doğu İmparatorluğu kurulduğunda, şehir başkent olmuş ve adı da Konstantinopolis (Konstantin’in şehri) olarak değiştirilmiştir.

 

 Bizans Dönemi (MS 330 – MS 1453); Roma İmparatorluğu’nun sınırları aşırı genişleyince Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu adıyla ikiye bölündü. Doğu Roma İmparatorluğu’nu kuran l. Konstantin, İstanbul şehrini Konstantinopolis adıyla değiştirerek başkenti yapar.

 

 Doğu Roma İmparatorluğu, tarihte Bizans Devleti olarak tanınır. İstanbul’un başkent olmasıyla birlikte, Roma’nın gücü doğuya kaymıştır. Konstantinopolis, Hristiyanlığın ve Yunan kültürünün merkezi haline gelmiştir. Bu dönemde şehir, birçok sanatsal ve mimari eserle donatılmıştır. Aralarında Ayasofya’nın da bulunduğu pek çok kilise inşa etmişlerdir.

 

 Konstantinopolis, başkent ve bulunduğu konum dolayısıyla büyük değişime ve gelişmelere sahne olmuştur. Hipodromlar, su kanalları, şehir surları, meydanları ve saraylar inşa edilir. Aya İrini, Ayasofya, Pammakaristos (Fethiye Müzesi), Aya Theodosia (Gül Cami), Khora (Kariye Müzesi) kiliseleri bunlara örnektir.

 

 Osmanlı İmparatorluğu dönemi (1453-1922) 29 Mayıs 1453’de Konstantinopolis, Osmanlı Devleti Sultanı II. Mehmet tarafından ele geçirildi. İstanbul’un fethi bir çağın kapanışı ve yeni bir çağın başlaması gibi önemli bir etkiye sahiptir. Orta Çağ bitmiş, Yeni Çağ başlamıştır.

 

 İstanbul’un fethi, Osmanlı için de önemlidir. Kuruluş dönemi bitmiş, artık yükselme dönemi başlamıştır. Devlet’ten İmparatorluğa yükselmiştir.

 

 Konstantinopolis, Müslümanlarca Konstantiniyye olarak adlandırılmaya başlanıyor. Rumlar ise Yunanca "εις τήν Πόλι(ν)" (/is tin boli/) yani "şehir'e" olarak kullanmaya devam etmişler. Osmanlı da bu ismi benimsemiş ve İstanbul olarak kullanmıştır.

 

 Bizanslılar nasıl şehri kiliselerle donatmışlarsa, Osmanlı da birbiri sanat şahaseri camilerle çevrelemiştir. Ayasofya gibi bazı kiliseler camiye çevrilmiştir. Beylerbeyi, Topkapı, Dolmabahçe ve Yıldız Sarayları Osmanlı’dan günümüze kadar gelen sanat şaheserleridir. Süleymaniye, Sultanahmet, Ortaköy, Şemsi Ahmet Paşa camileri öne çıkan camilerdir.

 

 Tarihimize ışık tutan bu sanat eserlerini İstanbul araba kiralama sayesinde kolaylıkla gezebilirsiniz. Sarayların ve camilerin muhteşem heybeti ve işçiliği karşısında haklı gurur yaşarsınız.

 

 Cumhuriyet Dönemi (1922- ------); İstanbul, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte başkent olma özelliğini yitirdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında 850.000 olan nüfusu, 700.000’e kadar düştü. Fakat, coğrafi önemi ve ülkenin en büyük şehri olma özelliği devam etti.

 I. Dünya Savaşı sonunda şehrin işgal edilmesi ve Kurtuluş Savaşı Dönemi, şehrin büyük tahribata uğradığı dönemdir. Ayrıca genç devletin bütün yönünü ve gelişmesini Ankara’ya kaydırması, İstanbul’un ikinci plana itilmesine yol açtı.

 

 Bir dönem belediye başkanı bile olmadan merkezden yönetildi. Vali aynı zamanda belediye başkanlığı görevini de yürüttü. Bu dönemde gözle görülür değişiklik, sokak ve tabela adlarında oldu. Osmanlı hanedanına ait binaların kullanım şekli değişti. Cami olarak kullanılan Ayasofya müzeye çevrildi.

 

 Adnan Menderes döneminde şehirde modern yapılaşmaya gidildi. Modernizm adı altında yeni asfalt yollar yapılırken, tarihi dokuya da zarar verildi. Bu dönemde şehir büyük bir göç akımına uğradı. Bu dönemde “taşı toprağı altın” deyimi ortaya çıktı.

 

 İstanbul’da Görmeniz Gereken Tarihi Eserler

 Kız Kulesi; Geçmişi MÖ 2500 yıllarına kadar dayanır. İstanbul’un kurulduğundan günümüze kadar tarihine şahitlik yapmıştır. İstanbul’lu bir araştırmacı olan Rum Evripidis’ten alınan bilgiye göre, bu küçük adacık MÖ. 410 yıllarında İstanbul’un Asya bölümünden kopmuştur.

 

 Bu küçük adacık antik dönemden günümüze kadar savunma üssü olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde, deniz feneri ve mehteran alayı olarak kullanılmıştır. Günümüzdeyse turistik alan olarak kullanılıyor.

 

 İstanbul Havaalanına indiğinizde İstanbul araba kiralama hizmeti sayesinde Kız Kulesi’ne rahatlıkla gidebilirsiniz. Kız Kulesi’nin tepesine çıkıp, akşam yemeğinizi yerken veya içeceğinizi yudumlarken, İstanbul’un gece manzarasını izleyebilirsiniz.

 

 Yerebatan sarnıcı (Bazilika sarnıcı), Bizans döneminde saraya su sağlamak için su deposu olarak yaptırılmıştır. Yer altında devasa sütunların sularla kaplı olduğu bu yapı, İstanbul’un fethiyle unutulmuştur. 1500’lü yıllarda Hollandalı iki gezgin tarafından tesadüfen bulunmuştur. İstanbul gezi programına ekleyebileceğiniz Yerebatan Sarnıcı’nı İstanbul araba kiralama yaparak rahatlıkla gezebilirsiniz.

 

 Topkapı Sarayı; İnşası 17 yıl süren bu görkemli yapıda devlet işleri yürütülmüş ve hanedan üyeleri yaşamıştır. İstanbul’un en fazla ziyaret edilen müzelerinden bir tanesidir. Topkapı Sarayı’nda kutsal emanetler, Kaşıkçı Elması, kıyafet koleksiyonu ve Çin porselen koleksiyonu gibi birçok eseri İstanbul araba kiralama hizmetiyle görebilirsiniz.

 

 Dolmabahçe Sarayı; Cumhuriyetin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan Atatürk’ün yaşadığı ve vefat ettiği konak olarak ayrı bir değere sahiptir. Bu saray; Osmanlı İmparatorluğu’nun son 70 yılında ana saray olarak kullanılmıştır.

 

 Müze olarak kullanılan sarayda, Atatürk’ün yatak odası, kişisel eşyalarının yanı sıra 43 bin parça Osmanlı saray eşyaları sergileniyor. Osmanlı Hanedanlığı ve Atatürk’ü ruhen tanımak istiyorsanız İstanbul araba kiralama yaparak, o muhteşem havayı yaşayabilirsiniz.

 

 Soğuk Çeşme Sokağı; Sultanahmet semtinde bulunan bu küçük sokak, Osmanlı mimarisiyle ayakta duruyor. Tarihi dokusunu koruyan bu sokakta, Osmanlı mimarisine sahip binalar bulunuyor. Tarihe yolculuk yapmak ve yaşamak istiyorsanız İstanbul araba kiralama yaparak, bu sokağı ziyaret edebilirsiniz.

 

 Cafer Ağa Medresesi; Medrese, Mimar Sinan tarafından yapılmasıyla ayrı bir önem taşıyor. 15 farklı sanat atölyesi, büyük salonu ve huzur verici avlusu bulunuyor. İş veya gezi yorgunluğunuzu üzerinizden atmak ve sakinliği yaşamak istiyorsanız İstanbul araba kiralama yaparak burayı ziyaret edebilirsiniz.

Loading..